Aile Şirketleri ve Arabuluculuk

Aile Şirketleri ve Arabuluculuk

AİLE ŞİRKETLERİNİN ARABULUCULUK İLE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ

Bütün dünyada aile şirketleri, onların kurumsallaşması ve yaşam sürelerinin artırılması konuşuluyor. Çünkü; Aile şirketleri hem Türkiye’de hem de tüm dünyada ekonominin en önemli oyuncuları.

Türkiye ekonomisi içerisinde milli gelirin yaklaşık %90’ını  aile şirketleri üretiyor. TOBB verilerine göre, Türkiye’deki 1 milyon 350 bin şirketin yüzde 94’ünü aile şirketleri oluşturuyor. Aile şirketlerinin yüzde 80‘i beş yıl, yüzde 96‘sı ise on yıl içinde faaliyetlerine son veriyor.

Dünyada birinci kuşak tarafından kurulan her 100 aile şirketinden ise sadece 3 ya da 4 tanesi 3.kuşağa kadar yaşayabiliyor.

Çoğu zaman medyada miras kavgalarını, şirketlere zararlarını okuruz, aile içi çekişmeler yüzünden başarılı şirketlerin nasıl dağıldığını, işletmelerin nasıl zarar gördüğünü…

Aile şirketlerinin kısa ömürlü olmasının belki de en önemli sebebi, aile bireyleri arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar.

Ve bu anlaşmazlıkların ekonomiye faturası ise 300 milyar doları buluyor.

Peki çatışmalar neden çıkıyor ve neden çözülemiyor?

İşletmecilik bakış açısı rasyoneldir. Aile şirketlerinde ise duygusallık ve rasyonelliğin bir arada bulunması çatışmaya neden olmaktadır.

Aile üyeleri genellikle;

  • yönetimdeki konumları
  • kâr dağılımı
  • miras 

hususlarında anlaşmazlıklar yaşayabilmektedirler ve bu uyuşmazlıkların tümü de arabuluculuğa uygundur.

Arabuluculuğun aile şirketlerine en önemli katkısı olan ilkesi şüphesiz GİZLİLİK’tir.

Bizde aile içinde “Bu bir holding dahi olsa” Kol kırılır yen içinde kalır. Kimse aile içinde yaşanan miras kavgalarını, elti çekişmelerini, yönetim koltuğuna kim oturacak ya da kardan kim ne pay alacak tartışmalarını aile dışında kimsenin duymasını istemez.

Ancak her zaman da bu uyuşmazlıklar uyuşmazlığın taraflarınca çözülemeyebilir, hele ki aile büyükleri vefat etmiş ve kardeşler ve hatta kardeş vefatı ile kardeş eşleri kalmışsa. İşte bu durumda uyuşmazlığın mahkemeye taşınması kaçınılmaz olur ancak bundan hem taraflar hem diğer aile bireyleri hem de aile işletmesinin itibarı zarar görür. Çünkü mahkeme yargılaması alenidir ve isteyen herkes duruşmaları izleyebilir, isteyen her avukat bu dosyaları vekaletname koymadan inceleyebilir.

Arabuluculuk süreci ise hem taraflar hem de arabulucu için gizlidir. Tarafların istemediği hiçbir bilgi ve belge dışarıya çıkamaz yalnızca gizlilik unsuru dahi aile şirketlerinin bu yolu tercih etmelerine yeterdir.

Arabuluculuğun diğer faydası ise HIZLI olmasıdır ki bu da şirketi ilgilendiren bir konuda ailenin ya da aileyi ilgilendiren bir konuda şirketin süreçte zarar görmemesi için çok önemlidir. Uzun süren yargılamalarda ise süre uzadıkça uyuşmazlığa dahil olan aile bireyi sayısı artmakta ve ticari ve aile ilişkileri daha da zarar görmektedir.

EKONOMİK olması da aile şirketleri için önemlidir çünkü özellikle miras gibi ekonomik değeri yüksek davalarda hem aile hem de şirketin para kaybı olmaktadır. Arabuluculukta ise ne harç ne bilirkişi masrafı ne de başkaca gider vardır.

İLİŞKİLERİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ; birbirine dava açan taraflar artık hasım olmaktadırlar ve dava sonunda bir taraf kazanırken diğer taraf ise kaybetmektedir. İki tarafın da kazandığı bir mahkeme kararı maalesef mümkün değildir ancak arabuluculukta tarafların sayısız çözüm seçenekleri olduğu için ve kararı kendileri verdikleri için iki tarafın da kazandığı kazan-kazan bir sonuç çıkma olasılığı çok yüksektir.

Bu sebeple de dava sonunda çoğu zaman taraflar yıllarca belki de ömür boyu birbirleri ile görüşmek dahi istemezken, arabuluculuk süreci sonrasında ilişkiler sürdürülebilir olmaktadır.

Ayrıca mahkeme süreci, yalnızca görünen uyuşmazlığı çözerken; arabuluculukta taraflar, süreçte duygularını dile getirebilip anlaşmazlığın temeline inmektedirler. Arabuluculuk tarafları haklılık pozisyonundan çıkarıp ihtiyaç ve menfaatlere yönlendirir.

Tüm bu sebeplerle, duygu ve rasyonelliğin birlikte yaşadığı aile şirketlerinin hem aile ilişkileri hem de şirket geleceği için arabuluculuk yöntemini kullanmaları sürdürülebilirliklerini artıracaktır.

Yüksel Okyay Evren

Arabulucu

 

YORUMLAR