İnşaat ve Arabuluculuk

İnşaat ve Arabuluculuk

İnşaat sözleşmeleri Borçlar Kanunu 470 -485. Maddeler arasında ayrıntısı ile düzenlenen Eser sözleşmelerinin özel bir görünüş halidir.

TÜRK BORÇLAR KANUNU: MADDE 470- Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Diyerek tarif etmiştir.

                                Tarafların sözleşme hükümleri doğrultusunda hareket etmemesi ya da bu hükümleri yanlış yorumlanmaları, aralarında uyuşmazlıkların yaşanmasına neden olabilmektedir. Sektörün özelliği uyuşmazlıkların yaşanmasına çok uygun zemin sunmaktadır. Yıllara sari bir inşaat sözleşmesinde tarafların anlaşma yaptığı sıradaki pozisyon ve ihtiyaçları ile  sözleşmenin  devamı sırasında ortaya çıkan durum ve pozisyonlar farklılık gösterebilmektedir. İnşaat projelerine katılan tarafların giderek çoğalması, her tarafın kendi menfaatini koruma çabası ve aynı zamanda ortak bir amaca hizmet etme zorunluluğu, uyuşmazlıkların yaşanmasını oluşturan unsurlardır.

Türk inşaat sektöründe yaşanan uyuşmazlık nedenleri yapılan araştırmalar neticesinde; Maliyet, ödemeler, işin ifası ve kalite, süre, yasal konular, sözleşme ilişkileri, imalat fiyatları, gecikmeler, yüklenici ve mal sahibi sorumluluğu, , süre uzatımı, işlerin kalitesi, iş tanımındaki belirsizlikler ,bilgi paylaşım eksikliği,  yerel koşullara yabancılık, tarafların finansal durumları, planlama hataları, tasarım-mühendislik hataları, sözleşme hükümlerinin ihmali,risklerin taraflar arasındaki dağılımı, tarafların uyuşmazlıklara bakış açısındaki farklılıklar, gerçekçi olmayan talep ve beklentiler, ödemeler, zayıf iletişim, iş yapma biçimi farklılıkları, şeklinde ortaya konmuştur.

                           Bu anlaşmazlıklar mahkeme yargılamasının uzun süreli ,masraflı , aleni ve tarafları tatmin etmeyen  sonuçların çıkmasını sağlaması nedeniyle Alternatif Uyuşmazlık Çözüm yöntemlerinden Arabuluculuk ve Müzakerenin tercih edilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.

                           Hukuk sistemimize 2013 yılında giren, 6325 sayılı  Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile tarafların serbestçe karar verebileceği tüm iş ve işlemlerde Arabuluculuk yolunu yasallaştırmıştır.

                          Arabuluculuk; iletişim  teknikleri uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirip ,çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamaya çalışan Arabuluculuk dair başkanlığı siciline kayıtlı Arabulucu  tarafından sürdürülen anlaşmazlık çözüm yöntemidir.

                          Arabuluculuk yoluna uyuşmazlığın henüz başında, henüz mahkemeye ya da tahkime başvurmadan ya da dava ya da tahkim süreci devam ederken başvurulabilmektedir. İnşaat sözleşmeleri niteliği gereği uyuşmazlığın çıkmasından itibaren tarafların bir araya ya hiç gelmemeleri yada gelseler bile çözüm seçenekleri üzerinde konuşmak yerine ,haklılık gibi pozisyonlar üzerinde zihinlerini yorduklarından ihtiyaçlarına dair bir atlama yapamamaktadırlar.

                          Karşılıklı açılan davalarla 3 ile 10 yıl arasında süren ve inşaatın miktar ve içeriğine bağlı olarak binlerce liralık dava masrafları ile her iki tarafı da yoran ve yargılamanın bitmesi durumunda ise neredeyse kimsenin memnun olmadığı bir süreç yaşanmaktadır.

                            Milyon dolarlık bilançoları olan ulusal ve Küresel inşaat şirketlerinden  daha küçük bütçeli yerel inşaat şirketlerine kadar inşaat sektörünü düşündüğümüzde , karşılıklı bir masa etrafında kolaylaştırıcı rolü olan bir Arabulucu eşliğinde problemlerin konuşulmasının ve karşılıklı sorunların tek tek belirlenmesi ile anlaşmazlığa neden olan unsurların ortaya konularak çözüm seçenekleri ve obsiyonların görünür kılınması durumunda mahkemeye gitmekten daha verimli ve esnek çözümlerin üretileceği aşikardır.

                                 Üstüne üstlük böyle bir sürecin taraflara maliyeti, taraflar arasında anlaşma olması ihtimali de düşünüldüğünde devede kulak kalmaktadır.

                                Sürecin 1 gün ile 3 ay arasında değişen bir zaman aralığında  hızlı, mahkeme masrafları ile karşılaştırılamayacak şekilde masrafsız, hakim yada hakem kararı olmadığı için çözüm seçeneklerinde esnek, icra edilebilir şerhi aldıktan sonra mahkeme kararı hükmünde olması, Arabuluculuk anlaşmasının nispi olan damga vergisinden muaf olması nedeniyle ayrıca vergisel anlamda cazip , gizlilik esas olduğu için mahkeme süreçlerinin aleniliği ilkesiden ayrı ve tamamen gizli, süreç sonunda bir anlaşma ortaya çıktığı takdirde bu anlaşmada her iki tarafın da kazandığı bir süreç olması ARABULUCULUK YOLUNU KULLANMAYI CAZİP HALE GETİRMEKTEDİR.

Yasemin Tekin 

Arabulucu

YORUMLAR