Konkordato ve Arabuluculuk

Konkordato ve Arabuluculuk

KONKORDATO SÜRECİNDE ALACAKLILARLA MÜZAKERE’DE KOLAYLAŞTIRICI : ARABULUCU

Son ekonomik gelişmelerden sonra hemen her gün birçok şirketin ve hatta şahısların dahi konkordato talebinde bulunduğunu medyadan ya da etrafımızdan duyuyoruz. 

Bu yazımızda Konkordato’nun ne olduğunu anlatmayacağız. Burada, tüm Konkordato sürecinin mali önlemlerden sonra en önemli aşaması olan alacaklılarla müzakereden bahsedeceğiz. 

Konkordato başvurusu yapılan mahkeme, şartların mevcut olduğunu görürse talebi kabul eder, geçici mühlet verir  ve bir veya birkaç konkordato komiseri tayin eder. Komiser, alacaklıları toplantıya çağırır ve alacaklılar yapılacak oylama sonucu konkordatonun kabul edilip edilmeyeceği hakkında karar verir. 

Konkordato projesi; 

a) Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını veya
b) Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, 

aşan bir çoğunluk tarafındanimza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır.

Kanun koyucu iflasın ertelenmesi kurumunu tamamıyla kaldırıp, yerine konkordatoyu getirirken aslında alacaklıları da işin içine sokarak, ticari çıkarları ile ilgili kendi kararlarını kendilerinin vermelerini amaçlamıştır. Kanunun gerekçesine baktığımızda da;“… iflasın ertelenmesi kurumu, ihdas amacının gerçekleştirilmesi konusunda isteneni verememiştir. İflasın ertelenmesi kurumunda alacaklıların herhangi bir şekilde söz sahibi olamaması, sürecin borçlu ve mahkeme arasında yürütülmesi ve yaşanan yargılama sorunları birlikte değerlendirildiğinde bu kurumun tamamıyla yürürlükten kaldırılması ve yerine alacaklılar ile borçlunun bir müzakere sonrasında anlaşmalarıve bu anlaşmanın mahkemece tasdiki esasına dayanan konkordato kurumunun daha etkin ve aktif bir şekilde kullanılması ticari ve sosyal hayat bakımından bir ihtiyaç olarak görülmüştür” denilmektedir. 

İşte bu aşamada müzakerecilik çok önem taşımaktadır. Eğer alacaklılarla iyi bir iletişim kurulup, müzakere süreci etkili ve ilkeli bir şekilde iyi yönetilirse hem alacaklı hem de borçlu kazançlı çıkacaktır. 

Bu aşamada alacaklılarla borçlu serbestçe müzakere edecektir. Alacaklılarla müzakerede sayısız çözüm seçenekleri üretilebilir.Örneğin; konkordato ile borçluya borçlarını ödemek üzere belirli bir vade tanınabilir ya da borçluya vade tanıyan bu tür konkordatolarda, borçların vadesinde tam olarak ödeneceği fakat konkordato tarihinden itibaren faiz ödenmeyeceği de kararlaştırılabilir. Hatta bazen de alacaklılar hem alacağının belirli bir kısmından feragat edip hem de borcun ödenmesini belirli bir vadeye bağlayabilirler.

Ancak alacağını uzun zamandır alamayan ve tahsil konusunda da endişeleri olan alacaklılarla, her gün belki yüzlerce alacaklıyla boğuşan borçlu arasında çoğu zaman iletişim kopmaktadır. Tam da bu aşamada, taraflarla ayrı ayrı ya da birlikte görüşerek iletişim kanallarını açacak bir kolaylaştırıcıya ihtiyaç vardır. İşte bu kişiler de konusunda uzman olan arabuluculardır. 

Arabuluculuk kurumu, ülkemizde 2013 yılından beri yasal statüsüyle fiilen uygulanmakta, başta iş hukuku olmak üzere, ticaret ve daha bir çok alanda çok başarılı uygulama örnekleri çıkartılmaktadır. Arabulucular, almış oldukları temel eğitimde psikoloji ve iletişim eğitimleri almaktadırlar. Kendini geliştiren arabulucular ise yüzlerce saatlik iletişim teknikleri eğitimi almaktadırlar. 

Her iki tarafın da güven duyacağıarabulucu, çeşitli iletişim teknikleri uygulayarak, taraflarla gerekirse ayrı ayrı gerekirse birlikte olmak üzere bir ya da birden çok oturum yapacak ve müzakerelerin yürütülmesinin önündeki tıkanmış iletişim engellerini açacaktır.Arabulucu hakem ya da hakim olmayıp, herhangi bir karar veremez. Arabulucunun görevi, tarafları masada tutarak, bir anlaşma zemini oluşturmaktır. Yani arabulucu, müzakerelerde kolaylaştırıcı olarak yer almaktadır. Ayrıca arabuluculuk süreci gizli olup, görüşmelerde sunulan belgeler, bilgiler, teklifler hem taraflar hem de arabulucu için tamamen gizlilik kapsamındadır, taraflar istemedikçe ifşa edilmez. Her bir alacaklıyla arabulucu eşliğinde müzakere eden borçlu, süreçteki gizlilik nedeniyle çok daha rahat hareket edecektir. 

Dediğimiz gibi konkordato görüşmelerinde sayısız çözüm seçenekleri ortaya konulabilir, yeter ki taraflar doğru bir kanalla iletişebilsinler ve müzakerecilerini iyi seçsinler. Ancak bu şekilde kanunun amacına ve gerekçesine uygun olarak süreç yönetilebilir. Aksi takdirde konkordatonun, alacaklıların iradesini yok sayan iflas ertelemesinden hiçbir farkı kalmayacaktır. 

 

                                                                                                            Yüksel Okyay Evren 

                                                                                                            Avukat-Uzman Arabulucu

 

YORUMLAR