Arabuluculuk nedir?

07/06/2012 tarihli ve 6352 sayılı Arabuluculuk Kanunu, yönetmeliği ve ilgili etik kuralların 2013 yılı itibariyle yürürlüğe girmesiyle ülkemizde arabuluculuk kurumu yasal, mahkeme hükmü yerine geçen uyuşmazlık çözüm yöntemi niteliğini kazanmıştır.

Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getirerek onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini ve aralarında iletişim sürecinin kurulmasını sağlamaya çağlayan tarafsız üçüncü kişi tarafından sürdürülen anlaşmazlık çözüm yöntemidir. Arabuluculuk 6325 sayılı “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu” ile hukuk sistemimize dahil olmuştur.

Arabuluculuk ile imzalanan anlaşmalar mahkemeden icra edilebilirlik kararı almak suretiyle ilam niteliğindedir.

Arabuluculuğun en önemli özellikleri; ihtiyari, bağlayıcı olmayan, gizli ve tarafların çıkarlarını gözeten bir prosedür olmasıdır.

Taraflar, arabuluculuk sürecini ilk toplantının ardından diledikleri herhangi bir anda sonlandırabilirler. Bu süreç içerisinde taraflara herhangi bir karar dayatılamayacağı gibi, taraflar müzakereler sonucunda bir anlaşmaya varıp varmamaya da serbestçe karar verebilirler.

Gizlilik prensibi dolayısıyla taraflar, bu süreç içerisinde gündeme gelen çözüm seçeneklerinin bu süreç haricinde hiç bir etkisinin olmayacağının güvencesi altındadırlar. Tarafların çıkarlarını gözeten bir yöntem olması nedeniyle, varılacak sonuçta sadece hukuk kuralları değil aynı zamanda tarafların finansal, ticari ve kişisel çıkarları da dikkate alınır.

ARABULUCULUK SİZE NE FAYDA SAĞLAR?
  • Taraflararası iletişimi kolaylaştıran, bağımsız ve tarafsız, üçüncü bir kişi nezdinde müzakere edilerek çözümlenmeye çalışıldığı bir süreçtir.
  • Gerek mahkeme dışı gerekse mahkeme aşamasında, uyuşmazlığın Tarafların etkin katılımıyla çözülmesini sağlayan etkili bir çözüm yöntemidir. Kontrol ve karar taraflardadır.
  • Anlaşmazlıkların dava aşamasına göre çok daha kısa sürede ve ekonomik bir biçimde çözümlenmesine hizmet eder.
  • Yargılamadan daha esnektir. Taraflar, yargılamada uyulması gereken prosedüre (usul kuralları) tabi olmadıkları için özel çözümler ve yaratıcı sonuçlar çerçevesinde uzlaşma sağlayabilirler. Mahkeme tek bir karar verebilecekken, arabuluculuk her bir tarafın memnuniyetini sağlayabilecek çözüm seçenekleri ve esnekliği sunar.
  • Arabuluculukta her iki taraf birden kazanır. Sürecin Kaybedeni Yoktur.
  • Tarafların talepleri doğrultusunda gerçekleştirilen iradi bir müessesedir. Taraflar veya taraflardan biri görüşmelere devam etmek istemez ise; arabuluculuk sona erse de, tarafların diğer hukuki yollara başvurma hakları daima saklıdır.
  •  Tamamen gizlilik ilkesi dahilinde yürütülen bir süreçtir. Arabuluculuk sürecinde ileri sürülen görüşler, önerilen teklifler, sunulan belgeler, ikrarlar ve kabuller gizlidir ve hiç kimse ile paylaşılamaz. Tarafların bu süreç için hazırlayıp sundukları bilgi ve belgeler, tüm katılımcılar için sıkı surette gizliliğe tabidir. İleride olası bir mahkeme sürecinde delil olarak ileri sürülemeyeceği gibi taraflar arabulucudan tanıklık etmesini de isteyemezler. Bu sayede taraflar korkusuzca ve özgürce fikirlerini ortaya koyarak ortak bir çözüm arayabilirler.
  • Arabuluculukta taraflar iletişimi sürdürdüklerinden isteklerine uygun ortak bir çözüm bulma şansları yüksektir.
  • Arabuluculuk hızlı çözüm sağlar. Usul veya delil kurallarına bağlı olmadığı için resmi prosedürler söz konusu değildir . Duruma göre ortalama bir saat ile bir haftalık sürelerde bir çözüme ulaşmak mümkündür.
  • Harç, gider avansı ve diğer dava masraflarının olmaması nedeniyle ekonomiktir.
  • Arabuluculukta sürecin kontrolü taraflarda olup, sadece tarafların onayladıkları konularda anlaşma yapılır. Taraflar arabuluculuktan her an vazgeçebileceği gibi, istemedikleri bir anlaşmayı imzalamaya zorlanamaz.
  • Ayrıca arabuluculuk ile yapılan anlaşmalar, nispi damga vergisinden muaf olması sebebiyle avantaj sağlar.